| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Dünya'nın çocuklarıyla 2009 23 NİSAN muhteşem olacak.
1 "kimagure orange road 1987 1996 portakal yolu" etiketi kullanan gönderi "kimagure orange road 1987 1996 portakal yolu" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Nov
01
    
fan | 01 Kasım 2008 20:31 | 0 fav | etiket:  

 

Kimagure Orange Road 1987 1996 Portakal Yolu

 

 

Kişisel görüşümü belirtiyorum :

Kimagure Orange Road (KOR) , her yönüyle Anime alanında devrimsel değişikliklerin uygulayıcısı olan , buna karşın üzerinden geçen yaklaşık 20 yıla rağmen kazandığı başarıya ve ulaştığı anlatı düzeyine hiçbir Anime'nin ulaşamadığı (ve de bundan sonrakilerin de ulaşamayacağı) bir eserdir.Yapıldığı zamanın koşulları içinde değerlendirirseniz KOR'un sahip olduğu değer daha iyi anlaşılacaktır diye düşünüyorum.Kendi dönemine eş birçok popüler yapıma rağmen bu denli uzun zamana kafa tutması ise kolay kolay açıklanabilecek bir fenomen değildir.Son dönemlerin Anime'leri popülerlik adına her geçen gün daha da artan miktarlarda anlatım gücünden ve derinlikten ödün verirken , KOR'un bu anlamda bir Anime değil de gerçek bir "gençlik-yetişkinlik arası dönem anlatısı" olarak değeri daha iyi ortaya çıkar.

KOR'un izleyici kitlesinin söz konusu 15 yıl boyunca tek kelimeyle çığ gibi büyümesi , fakat bunu yaparken hiç de "alçakgönüllülük" kokmayan yollara giren yapımlar veya popüler olmak adına (nedense) "aşırı sevimli" olmaya çalışan yapımların aksine hiçbir sansasyonel metoda başvurmamış olması oldukça ilginçtir ve aynı zamanda KOR'un anlatım gücününün derinliğni kanıtlar.Çok az Anime/Manga serisine nail olan "yapıldığı döneme ayna olma" özelliği KOR'un en ön planda geelen özelliğidir kanımca... KOR'u şimdi yada 10 yıl sonra izleyecek izleyici aynı beğeni düzeyini paylaşabilir , benzer tadlar alabilir ; fakat izleyen kişi kadar bu tadın oluşturduğu yorumlar da o sayıda farklılaşacaktır.

KOR'u Anime kalıpları arasından kurtarıp ciddi sinematografi derslerine konu ettirebilecek bir çok öğe sayabilirsiniz : Bunlar hikayedeki kesişim noktalarının çokluğu , geri göndermelerdeki derinlik , görüntü yönetmenliğindeki ve müzik seçimindeki inanılmaz uyum ve tam mükemmeliyet ve son olarak da karakterlerin orjinalitesi ve evrenselliği olarak özetlenebilir. (Hakeza "Butterfly Effect" filmindeki kelebek etkisi yorumu , "Groundhog Day" ve "Daybreak" yapımlarındaki aynı günün sonsuza dek tekrar yaşanabilmesi teoremi ve LOST dizisindeki bazı sahnelerde flashback yapılmaksızın 15-20 bölüm gerideki birkaç saniyelik bir olaya gönderme yapan şaşırtıcı diyaloglar Kimagure Orange Road'un aslında yıllar önce yapmış olduğu şeylerdir) Literatürde "Twist&Turn" denilen hikayedeki kavşak noktalarının çokluğu izleyiciyi ilk birkaç bölümde seri herşeyiyle bitene dek peşini bırakmayan bir merak olgusu oluştururken , geri göndermelerdeki (Flashback'ler) derinlik ise tüm hikayenin bağlandığı olay/karakter ağının sağlamlığını kanıtlıyor.Kitap yada tez konusu olabilecek derecede kapsamlı bir konu olan KOR'un görüntü yönetmenliğindeki yada müzik seçimindeki benzersiz mükemmelliği hiç kayda almasak bile bir noktada durup şu noktayı boydan boya düşünmeden geçmememiz gerekiyor : Karakterlerin gerçekliği ve evrenselliği...

KOR'un (bence) tüm zamanların en iyi zamanların en iyi görüntü ve müzik yönetmenliği yapılmış yapımlarından olması gibi en orjinal ve en doğal karakterelere sahip oluşu da tesadüf olamaz diye düşünüyorum.İlk gençlik ve yetişkinliğe geçiş gibi insanın duygusal anlamda en sancılı dönemlerinin bu karakterler aracılığı ile şimdiye kadar hiç olmamış (ve de ileride de bu denli olmayacak) derecede başarıyla anlatımı , karakter tasarımındaki başarının doğrudan sonucudur.Gözlemlerdeki başarıyı farketmek için o dönemleri yaşamış olanların şöyle bir hatırlamaya çalışması yeterli...Tamam ; hiçbirimiz Kyosuke gibi psikometri güçlerine sahip olmadık peki onun düştüğü "Kimagure" (Türkçeye "Hercai" olarak çevirebiliriz) düşünceleri , boğuştuğu ruh gelgitlerini hiç yaşamadığımızı söyleyebilir miyiz? Tabii ki hayır.Bu bağlamda verdiğim örnekleri hikayede yeralan 2. ve 3. plan karakterler için de türetebilirsiniz.Ulaşacağınız sonuç , hikayede çok az karakterin "figüran" düzeyince tasarlandığı , buna bağlı olarak finale ulaştığımızda anlayacağımız üzere her karakterin bir Puzzle parçasıymışçasına hikayedeki yerlerini bütünlemesi olacaktır.

KOR'un yapıldığı günden bugüne dek hayran notları bakımından ilk 5'te olmamasına karşın sahip olduğu kemikleşmiş ve sadık izleyici kitlesi (ki 20 yıl sonra bile serinin DVD seti bazı Batı Avrupa ülkelerinde hala ilgi görebiliyor) , diğer taraftan bu kadar büyük çaplı ve farklı kültürlere bölünmüş bir kitlenin ortak paydasının KOR olması birşeylerin işareti olsa gerek diye düşünüyorum.Bu ortak payda -sanırım benim her zaman hissettiğim ve de hissedeceğim gibi- birçok kişinin mutlu olduğunu düşündüğü o tek zaman diliminde zamanın donup kalmış olması düşü , o eski güzel günlere geri dönme isteği , kaçıp gitmiş o duyguları yaşamış olma isteği gibi şeyler olsa gerek diye düşünüyorum.KOR , bu tüm düşleri "o günleri yaşamış olanlar için" 25 dakikalığına da olsa gerçekleştiren bir "Altın Yaz Efsanesi" rüyasına dair ağıttır aslında...

Bu arada... Anime Gen Tr'nin kapanışından beri 5 yıla yakın zaman oldu sanırım ama sırf KOR için buranın önemi benim için çok ayrı : Bu yüzden buradaki eski dostlarımdan birinin KOR hakkındaki eski Topic'de yaptığı yorumunu fikir , konuyu tam 12'den vurduğu için yer vermek istedim :


"KOR'un bu kadar tutulmasının ve bu derece sevilmesinin nedeni çok ayrı bir kültürün içerisinde yer alsa da az çok pek çoğumuzun hayatında yaşadışı bir şeyleri bize çağrıştırması ve çoğumuz için geçip gitmiş bir şeylerin anılarını canlandırması kanımca.

KORda yer alan karakterlerin hepsi az çok hayatımızda bir şekilde yer alan insanlar gibi geliyor bana.

Örneğin Hatta & Komatsu; içinzden kaçınız benim lise veya ortaokul hayatımda bu ikisi kadar sapık ve kız düşkünü arkadaşlarım olmadı diyebilir. Ya da hanginizin hiç Yuusaku kadar obsesif bir tanıdığı olmamıştır. Mutlaka Kyosuke ya da Hikaru ya da Madoka'dan örnek vermeye de gerek yok diye düşünüyorum. Hayatınızda hiç Kazuya kadar illet bir velet tanımadığınızı söyleyemezsiniz bence.

Ama bunların ötesinde KOR biraz da tüm bu anıların mutlu bir şekilde sonuçlandığı bir hayal gibi görünüyor sanırım gözümüze. Değerli şeylerin hiçbir zaman sona ermediği bir dünya olduğu için seviyoruz anlatılan hikayeyi. Kendimizden bir şeyler bulmanın ötesinde belki de geride kalan bir şeylere ilişkin bir tutku galiba..."